Canlı resmi, namaz kılan kimsenin ayağı altında, oturduğu yerde, bedeninde, elinde ise, mekrûh olur mu?
İbni Âbidîn’de diyor ki: Resim, namaz kılanın ayaklarının altında veya üzerine basılan yaygı ve dayanılan yastıkta olursa mekruh değildir. Resim elinde olursa mekruhtur. Çünki ellerini yere koymaya mani olur. Ellerini yere koymak sünnettir Ancak resmi elinde tutmayıp eline asılı bulunduğu takdirde mekruhluk ortadan kalkar. Yerde ve yere serilen eşyâda, yastık, sergi, mendil, para, mektup pulları üzerinde ve cep, çanta, dolap gibi kapalı yerlerde ve elbisenin göbekten aşağı kısımlarında bulunması, resmi muhân (aşağı) tutmak olduğundan câizdir. Dürer’de diyor ki: Secde edilmeyen yerlerinde canlı resmi bulunan seccâde üzerinde kılmak mekrûh değildir. Çünki yere sermek hakâret etmek demektir. Paradaki, yüzükteki ve her yerdeki resim, küçük olursa, yani yere koyunca, ayakta duran kimse, uzuvlarını ayırd edemezse, namaz mekruh olmaz. Büyük ve örtülü olunca da, mekruh olmaz. Canlının başı kesilmiş, yüzü veya göğsü, karnı, başı silinmiş, sıvanmış ise, namaz mekruh olmaz. Cansız resimleri, meselâ ağaç, manzara resimleri, nerede bulunursa bulunsun, namaz mekruh olmaz.
22 Nisan 2012 Pazar