Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
İki kişi bir şirket kursa, biri para vermeden sadece şirket müdürü olarak çalışacak olsa, şirkete para koyan ortak 3 sene sonar koyduğu paranın tamamını geri alzsa, şimdi şirket bu iki ortağın mülkü olsa, parayı koyan ortak, şirket müdürü olan ortağa ‘Senin maaş alman Şâfiî’de caiz ama Hanefî’de caiz değil; ancak avans alabilirsin, şirket malları bölüşülünce, mahsup edersin’ dese, ne lâzım gelir?

Cevap;
Verilen malumata nazaran, müdârebe (emek-sermaye) şirketinde çalışan ortak, ücret değil, anlaşmaya göre, kârdan hisse alır. Böyle bir şirkette ücret şart etmek fâsiddir. Şâfiî’de de böyledir. Ancak yanında şirket malıyla sefere gitse, en az bir gece kalsa, şirket malından nafaka kadar ücret (yolluk, harcırah) alabilir. Şirket fâsid olsa, kâr da olmasa, ücret alamaz. İmam Muhammed ve diğer üç mezheb imamına göre ise ecr-i misl (emsal ücret) alır. (Mecelle, Ibn Abidin, Tuhfetü’l-Muhtac). Avans, ücret alabilir diyen modern kitaplar var ise de bunun fıkhî bir delili yoktur. Malın tamamı, malı koyan ortağındır. Para koymayan, çalışan ortak, ancak kârdan hisse alır. Hanbelî mezhebinde, böyle bir ücret alma şartı, şirket-i akdini ifsad etmez. Ama şu halde şirket için Hanbelî’nin aradığı şartlara riayet lazımdır ki telfik olmasın. Rabbulmal (para koyan ortak), malını almış ise, kalanı kârdır. Anlaşmaya göre bölüşürler. Şirket sona erer. Malının tamamını aldı dediği kâr ise, bu başka bir şeydir.

07 Aralık 2016 Çarşamba

    Geri Dön