Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Şah İsmail’den sonraki Safevî şahları da dahil olmak üzere İran hükümdarlarının hepsi de gulât-ı şiadan mıydı?

Cevap;
Hayır. İçlerinde Şah I. Abbas (gibi Şia’nın aşırılarından şahlar olduğu gibi; II. Tahmasp gibi mutedil şiî olanlar da vardır. Caferiyye mezhebine mensupturlar. Sonraki şahlar arasında Sünnî olan bir-iki tane vardır. Şah I. Tahmasp’ın oğlu Şah II. İsmail (1534-1577) Sünnî ve Şâfiî idi. Kendisini bu yüzden zehirleyerek öldürdüler. 1722-1729 arası tahtta kalan Afgan asıllı Üveysî hanedanı sünnîdir. Avşarlardan Nâdir Şah önceleri Sünnî iken, İran’da tutunabilmek için mutedil şiîliği kabul etti. Kacarlardan Muhammed Şah (1789-1820) Sünnî ve Nakşî idi. Son şah Muhammed Rıza Pehlevî, Şiî Caferî olmakla beraber, hac seyahati vesilesiyle fikriyatında bir değişiklik yaşamıştı. Sünnîlere yakınlık duyar; onlara hürriyet verirdi. Bu sebeple mutaassıp Şiîler tarafından darbe ile devrilmiştir.

07 Aralık 2016 Çarşamba

    Geri Dön