Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Kitlesel fonlamaya dair bir sualim var. Bir fon altyapısı ile kâra dayalı bir karzı hasen sistemi kurmayı planlıyoruz. Mesela inşaat firması inşaatı bitirmek için para bulamıyor. Biz de ona bir platform üzerinden para sağlayacak bir sistem kuruyoruz. Arzu eden kişiler bu inşaat firmasının belli olan dairelerini alıyorlar. Başlangıçta bu dairenin yapabileceği prim ise belli. İlerde inşaat bitince daire satılıyor, kişilere de payının karşılığı tutar ödeniyor. Bizim bir kâr haddi nizamnamesi tanzim ederek projelere para yatıracak hissedarlara dair bir sistem kurmamız uygun olur mu? Bu mudârebe (emek-sermaye ortaklığı) mıdır?

Cevap;
Bu bir istisna (sipariş) satışı sayılırsa, malın hisse-i şâyiasını satmak caizdir. Ama geri almak şartı, akdi ifsad eder. Bey bi’l-vefa akdi mevzubahis olabilir. Burada müşteri malı geri getirdiğinde aynı fiyata satın almak demektir. Ancak bu bedelin aynı bedel olması lazımdır. Altın değerine endeksli olabilir. Ancak önceden belli bir nispet söylenemez. Bu bir müdarebe ortaklığı sayılabilir; bu takdirde kâr nisbetinin evvelden belli olması caizdir.

3 Mayıs 2020 Pazar

    Geri Dön