Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
İslâm hukukuna göre kadın ev işi yapmaya ve çocuğunu emzirmeye mecbur mudur?

Cevap;
İbn Âbidîn hazretleri nafaka bâbında Bahr kitabından alarak diyor ki: Kadın un öğütmekten, ekmek yapmaktan, yemek pişirmekten çekinirse bakılır: Eğer kadın baba evinde hizmetçisi bulunanlardan ise yahud kendisinde bir illet bulunursa, kocası ona hazır yemek getirir. Aksi takdirde, kadının baba evinde hizmetçisi bulunanlardan değilse ve kudreti de varsa kocasının hazır yemek getirmesi vâcib değildir. Kadının ev işleri için ücret alması câiz değildir. Çünkü diyâneten onu yapmak kendisine vâcibdir. [Yani ev işi yapmazsa günaha girer; fakat ev işi yapmaya zorlanamaz. Kocası nafaka vermeye devam eder.] Velev ki eşrafdan birinin kızı olsun. Çünkü Peygamber aleyhisselâm, Hazret-i Ali ile Fâtıma arasında işleri taksim etmiş; dış işlerini Hazret-i Ali’ye, iç işlerini de Hazret-i Fâtıma radıyallahü anhümaya vermiştir. Halbuki Hazret-i Fâtıma bütün cihan kadınlarının hanımefendisidir.

Ni’met-i İslâm’da nafaka bâbında diyor ki: Taâmın dışarıdan tedâriki erkeğe ve dâhilde hazırlanması kadına aittir. Çünki bu işler zevceye diyâneten lâzımdır. Resûl-i ekrem efendimiz hazretleri, Hazret-i Ali ile Hazret-i Fâtıma radıyallahü teâlâ anhümâ arasında, geçinme işlerini taksim buyurup, hâricî işleri Hazret-i Ali’ye ve dâhilî işleri Hazret-i Fâtıma’ya ait kılmışlardı ki, Hazret-i Fâtıma üstelik bütün kadınların seyyidesidir…Vâlide çocuğu emzirmek için cebrolunamaz. Babası süt anne tutar. Vâlideye çocuğunu emzirmek şer’an (hukuken) değil diyâneten vâcibdir. Çocuk annesinden başkasını emmezse çocuğunu emzirmek hukuken de vâcib olur.

Netice itibariyle, İslâmiyette kadın ev işi yapmaya ve çocuğunu emzirmeye mecbur değildir sözünü, hukukî bir borç olarak mecbur değildir şeklinde anlamak gerekir. Yani yapmazsa, zevc bunları zevcesine zorla yaptıramaz. Çocuk için de babası süt anne tutar. Kadın ev işi yapmasa da, çocuğunu emzirmese de nafakaya hak kazanır. Ancak kadın hizmetçilerle büyümüş zengin bir âilenin kızı olmadıkça ev işi yapmadığı için günaha girer. Sütü var ise, çocuğunu emzirmediği için de günaha girer. Çünki bunlar kendisine diyâneten vâcibdir. Zengin kadına zengin nafakası verilir. Yani kocası hizmetçi tutar. Kadının ev işlerini yapması, zevcine teberru ve ihsandır. Çok sevaptır. Ev işi yaparsa veya çocuğunu emzirirse ücret isteyemez. Çünki erkeğin vazifesi, dışarıdaki işleri, kadının vazifesi içerideki işleri yapmaktır. Zevc de zevcesinin bu ihsanına karşı ihsanda bulunur. Ben ev işi yapmaya mecbur değilim diyen kadın, nafaka olarak fıkıh kitaplarında yazan asgari mikdara (her yıl için bir kat elbise) mahkûm olmayı göze almalıdır.



10 Şubat 2011 Perşembe

    Geri Dön