Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Adı, anne adı ve doğum tarihine göre ebced hesabıyla insanların karakteri, su-toprak-hava veya ateş olmak üzere tesbit ediliyor. Muhyiddin Arabî’ye varan bir ilim olduğu söyleniyor. Ben de yaptırdım. Ben su, nişanlım ise ateşmiş. Bu evliliğin sıkıntılı olacağı söylendi. Nasıl hareket etmek gerekir?

Cevap;
Ebced hesabı, Arab alfabesinde harflerin rakam değeri bulunduğu faraziyesine dayanan bir sanattır. Daha ziyade hâdiselere tarih düşürmek için edebiyatta kullanılır. İnsanların karakteri, olmuş veya olacak hiçbir hâdise buna bağlanamaz. Eski hükemâ (Yunan filozofları) insanlardaki hormon ifrazatını nazara alarak, demevi, lenfavî, safravî ve sevdavî olmak üzere dört karakter türü tesbit etmiştir. Bunun tayini de doğum gününe ve isme göre değil, fizikî hususiyetler nazara alınarak olur. Bugünki ilim, bu tasnife ehemmiyet vermemektedir. Binaenaleyh aklen ve dinen ciddiye alınacak bir husus değildir. İnsanların burcu, doğum tarihi değil; genetik hususiyetleri, doğup büyüdüğü çevre, karakterinde çok daha tesirlidir.

10 Mayıs 2013 Cuma

    Geri Dön