Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
Seferîlikte bir yere giriş ve çıkış günleri ikamet müddetinden sayılır mı?

Cevap;
Hanefî mezhebinde sefer müddeti uzaklığa (104 km) giden bir kimse, gittiği yerde 15 günden az kalırsa misafir sayılır ve 4 rek’atlik namazlarını kasreder. İbni Âbidin hazretleri misafirin namazı bahsinde, “Yarım aydan bir saat bile az olursa seferî olur” buyurmaktadır. Buradan anlaşılan giriş ve çıkış günleri ikamet müddetinden sayılmamaktadır. Şer’î gün güneşin batmasıyla başlar, güneşin batmasıyla sona erer. İkamet için fıkıh kitapları tam 15 gün aramaktadır. Dolayısıyla seferî olmak niyetiyle gittiği yere vardığı gün güneş batana kadar hesaba katılmaz. Güneş batmadan önce dönmek üzere hareket ederse, önceki günün güneş batışından itibaren hesaba katılmaz. 14 gün kalırsa ve 15. gün güneş batmadan evvel oradan ayrılırsa seferîdir. Baştan sefer niyetiyle çıkıp, 15 günden fazla kalsa ve bugün çıkarım, yarın çıkarım diye aylarca kalsa hep seferîdir. Ama baştan sefer mesafesi bir yere gidip orada giriş-çıkış günleri hariç 15 gün kalmaya niyet etmişse, yolda namazları kasreder, ama orada tam kılar. Meselâ Pazartesi öğlen üzeri bir şehre girerse, ikamet müddeti akşam güneş batışından itibaren hesab edilir. Pazartesi güneş batana kadar giriş günü olup hesaba katılmaz. İki hafta sonraki Salı günü (üçüncü Salı) güneş batmadan evvel hareket ederse, seferî sayılır. Salı günü güneş battıktan sonra hareket ederse, mukim sayılır. Çünki artık Çarşamba başlamıştır ve 15 gün dolmuştur.
Mâlikî ve Şâfiî mezheblerinde de, sefer mesafesinde (üç günlük yol=80 km) gittiği yerde seferî olup 4 rek’atlik namazları 2 rek’at kılmak için giriş-çıkış günleri hariç 3 gün kalması lâzımdır. 4 gün kalmaya niyet etmiş ise mukim sayılır.
Mâlikî mezhebinde bu zaman zarfında kendisine 20 vakit namazın farz olmaması da lâzımdır. Zaten 4 gün kalmak, 20 vakit namazın kendisine farz olması demektir. Ancak bazen 20 vakit namaz farz olur ama tam 4 gün kalmaz; yahud da tam 4 gün kalır ama 20 vakit namaz farz olmaz. Nitekim Pazartesi ikindiden evvel, ama henüz öğleyi kılmadan girse, Cuma günü sabah namazını kıldıktan sonra çıkmaya niyet etmiş ise, seferîdir. Her ne kadar bu beldede kendisine 20 vakit namaz farz olmuşsa da, 4 tam gün kalmamıştır. 3 gün kalmıştır. Cumartesi sabah namazından evvel bir beldeye girmişse, Çarşamba günü yatsı vakti girdikten ama yatsı namazını kılmadan çıkmaya niyetlenmişse, burada 4 tam gün kalmış olmakla beraber, kendisine 20 vakit namaz farz olmamıştır.
Giriş ve çıkış günleri ikamet müddetinden sayılmaz. Çünki bunlar eşyalarını yerleştirme ve yükleme hazırlıkları içindir. Mâlikî mezhebinde fecrden evvel girmişse o gün fecre kadar, fecrden sonra girmişse, o gün ertesi fecre kadar hesaba katılmaz.
Pazartesi fecrden (sabah namazı vaktinin başlamasından) sonra girmişse, Cuma güneş battıktan sonra çıkmaya niyet etmişse seferîdir. Çünki Salı gününün fecrine kadar giriş günüdür. Hesaba katılmaz. Salı, Çarşamba ve Perşembe (üç gün) ikamet günleridir. Cuma günü fecrden Cumartesi günü fecre kadar çıkış günüdür. Hesaba katılmaz. Ama Cumartesi fecrden sonra çıkmaya niyet etmiş olsaydı, tam 4 gün kalmış olduğundan mukim sayılırdı, seferî olmazdı.
Cumartesi günü zeval (öğle) vaktinde girse, Perşembe zeval vaktinde çıkmak niyetinde olsa, mukimdir, namazları tam kılar. Cumartesi zeval vaktinden Pazar fecr vaktine kadar giriş günüdür, ikametten sayılmaz. Perşembe zevalden evvel çıkmak niyetiyle girse idi, seferî sayılırdı. Çünki Çarşamba zeval ile Perşembe fecr arası çıkış günüdür. Tam üç gün kalmış olur.
Salı fecrden evvel (yatsı vakti çıkmadan) girmişse, Cuma günü güneş battıktan sonra çıkmaya niyet etmişse, seferîdir. Pazartesi fecrden Salı fecre kadar giriş günüdür, hesaba dâhil edilmez. Cuma fecrden itibaren de çıkış günüdür. Hesaba katılmaz. Binaenaleyh Salı, Çarşamba ve Perşembe olmak üzere üç gün kalmış ve kendisine 18 vakit namaz farz olmuştur. Akşamı kılsa bile 19 vakit eder. Yatsı vakti girdikten, ama yatsıyı kılmadan çıkmaya niyetli olsa yine seferîdir. Yatsıyı kılmaya veya yatsı vakti çıkmaya niyetli ise hem dört gün kalmış hem de 20 vakit namaz üzerine farz olmuş olur. Seferîdir.
Dört gün dört gece kalmışsa, mukimdir. Dört gün üç gece kalmışsa veya üç gün dört gece kalmışsa seferîdir. Namazları kasredebilir ve cem edebilir.
Bu günler için Şâfiî mezhebinde ikamet yerine girdiği andan itibaren takriben 24 saat olarak itibar edilir. İkindi vaktinde girmişse, ertesi gün ikindi vaktine kadar giriş günüdür. Sonraki üç gün ikindi vaktinden ikindi vaktine hesab edilir. Dördüncü gün ikindi vaktinden itibaren sonraki günün ikindi vaktine kadar çıkış günüdür. Sonraki günün ikindi vaktinden sonraya kalırsa, dört tam gün kalmış olur ve seferî sayılmaz. Mestlerin hükmü gibidir.
(Mevâhibü’l-Celîl; Muğni’l-Muhtâc; el-Fıkhu ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa)

27 Şubat 2011 Pazar

    Geri Dön