Vâcib, aslında farz olan bir şeydir. Zannî delil ile sâbittir. Bir de zannî farzlar var. Mezheblere göre abdestin farzlarının dörtten fazla olması gibi. Nitekim dört tanesi kat’î ve diğerleri zannîdir. Hanefîde guslün farzlarındaki ağız burun yıkaması böyledir. Velhasıl, vâcib de zannî delil ile farz oldu; zannî farzlar da... Bu haled bu ki sınıf arasındaki fark nedir, nereden kaynaklanmıştır? Neden vâcib denildi de doğrudan farz denilmedi? Eğer denilirse ki vâcibi inkâr küfr değildir, zannî farzları inkâr da delile dayanıyorsa küfr olmaz. Veya meselâ guslde ağız ve burnu yıkamak gibi zannî farzlara neden vâcib denilmedi?
Zannî farz diye bir şey yoktur. Abdestin farzı Hanefî’ye göre dörttür ve bu kat’îdir. Diğerlerine göre farz olanlar da kat’îdir. Bunlar Hanefî’ye göre farz değildir ki kat’î olsun veya olmasın. İmam-ı Azam şâriye karşı edebinden dolayı farziyetinin kat'iliğine kail olmadığı şeylere vacib dedi. İmam Şafiiye göre tertib açık bir farzdır. Ancak farziyetinde ve hürmetinde ittifak olmayan bir şeyin inkârı küfr olmaz. Bu ayrı bir şeydir.
14 Nisan 2012 Cumartesi
Alakalı Başlıklar