Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

İslâmiyette cihad, yani meşru savaş, Allah’ın ismini herkese duyurmak demektir ve Kur’an-ı kerimin emridir. Müslümanlara saldıranlara karşı durmak; dini yaymak, İslâmiyet'in işitilmesine, işitenin kabulüne, kabul edenlerin dinin icaplarını yerine getirmesine mani olan diktatörlerle mücadele etmek için yapılır. Ganimet, şan ve şöhret, toprak için cihad yapılmaz. Buna ila-yı kelimetullah veya gaza ruhu denir. Osmanlılar umumiyetle hep bu maksat için çalışmış ve muvaffak olmuşlardır. İslâmiyeti dünyanın dört bir yanına doğru olarak yaymışlardır. Müslümanları ve Müslümanlığı korumuşlardır. Gerek Anadolu’da, gerek Rumeli’de, gerekse Kafkasya’da yüzbinlerce kişi Müslüman olmuştur. Bizim gibi öteden beri Müslüman olanların ise Müslümanlıkta kalmasını temin etmişlerdir Neticede dinde zorlama yoktur, kimseyi zorla Müslüman yapamazsınız. İslâmiyeti anlatırsınız, dileyen kabul eder, dileyen kabul etmeden İslam devletinde emniyet içinde yaşar. Zaman içinde devrin değişmesi ile ekonomik, buna bağlı olarak sosyal, buna bağlı olarak da politik çözülme başlamış; Müslümanlar kadar gayrı müslimler de sıkıntı çekmiş; eski huzurlu günler yavaş yavaş kaybolmuştur. Bunu düzeltmeye Osmanlıların güçleri yetmemiş; kader hükmünü icra etmiştir. Osmanlı Devleti’ni yıkanlar gayrimüslimler değil, Türkler olmuştur. Şu anda İslâm medeniyeti namına güzel ne varsa, Osmanlılardan kalmadır.



24 Mayıs 2020 Pazar
Alakalı Başlıklar