Diller nasıl ortaya çıkmış ve bu kadar farklılaşmıştır?
İslâm kaynaklarındaki rivayetlere göre, ilk insan Hazret-i Âdem’e bütün isimlerin öğretildiğini bildiren âyet-i kerimenin tefsirinde, soyundan gelecek olanların konuşacağı dillerin hepsini bildiği, dünyanın çeşitli mıntıkalarına yerleşen torunlarının bu dillerden biriyle konuştuğu bildirilmektedir. Nitekim Tefsir-i Lübâb’da ve Meâlimü’t-Tenzil’de böyle anlatılır. Ama Hazret-i Âdem’in daha ziyade bugün Arapça, İbranice ve Süryanicenin atası olan bir lisan ile konuştuğu rivayet olunur. Hazret-i Nuh’un üç oğlundan Sâm dedesinin çoklukla kullandığı dili kullanmış, bundan Arapça, İbranice, Süryanice, Babil, Asur, Akad, Fenike, Kartaca lisanları meydana gelmiştir. İkinci oğlu Ham’dan Afrika ve Güney Hindistan lisanları meydana gelmiştir. Üçüncü oğlu Yafes’ten ise beyaz ve Sarı ırkın konuştuğu lisanlar meydana gelmiştir. Tevrat kaynaklı rivayetlerde insanların önceleri aynı dili konuştukları; fakat daha Hazret-i Nuh zamanında bir anda birbirini anlamadıkları, bu sebeple farklı mıntıkalara göç etmek zorunda kaldıkları anlatılır. Bâbil kulesi kıssası buna dairdir. Dünyadaki bütün dillerin esası birkaç tanedir. Hazret-i İdris zamanında konuşulan dillerin sayısının 72 tane olduğu söylenir. 12 rivayeti de vardır. Diğerleri bunlardan çıkmıştır. (Mir'at-ı Kâinât). Bugün dünyada 3000’den fazla dil olduğu söylenmektedir. Dünya nüfusunun yarısı bunlardan 15 tanesini konuşmaktadır. Afrika'da 1000'e yakın, Hindistan'da 800'den fazla dil konuşulmaktadır.
3 Haziran 2012 Pazar
Alakalı Başlıklar