Bir mezhebe uymanın delili nedir?
Kur’an-ı kerimden ve Hazret-i Peygamber’in sünnetinden hüküm çıkarabilecek ehliyete sahip biri ictihad ederek çıkardığı bu hükme uyar. Böyle olmayan kimse, mezheb imamlarından herhangi birine uyar. Bir meselede yalnız bir mezhebe uyulur. Bir meselede iki veya daha çok mezhebin hükmüne uymak teflik olur, câiz değildir. Bir meselede bir mezhebe uyup, başka bir meselede başka bir mezhebe uymak caiz ise de, kolaylıklarını araştırarak başka başka mezheplere uymak caiz değildir. Bu, dini oyuncak haline getirmek olur. “Ben bir mezhebe değil; istediğim zaman, istediğim mezhebe uyarım” diyen kimsenin usulden habersiz olduğu anlaşılmaktadır. Kur'an-ı kerimde "Herkesi tâbi olduğu imamlarının ardında haşredeceğiz" mealindeki âyet-i kerime bunun delillerinden birisidir. İnsanın ömrü ancak bir mezhebi öğrenmeye bile yetmezken, diğer üçünün bütün hükümlerini öğrenip bunlara göre amel etmesi mümkün değildir. Herkes, dilediği, kolay öğrenebildiği bir mezhebe tâbi olur. İhtiyaç ve sıkıntı zuhur ederse, bir meselede başka bir mezhebe uyabilir. Eğer böyle bir ihtiyaç olmadan başka mezhebe uyarsa, kendi mezhebinin yanlış olduğuna inanıyor demektir. Şu halde yanlış olduğuna inandığı bir mezhebe uymak, başka bir kabahattir. Üstelik ilim sahibi olmayan birisinin, bir mezhebin hükmüne hatalı deme hakkı yoktur. İslâm Hukuku kitabımda bu hususta tafsilat vardır.
31 Temmuz 2012 Salı
Alakalı Başlıklar