Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Muhammed Ma’sum Fârûkî, Mektûbât’ın 1. cildi 238. mektubunun başında Hindistan padişahına halife-i asr [zamanımızın halifesi] diyor. Halbuki o devirde hilâfet merkezi İstanbul idi. Neden böyle söylüyor?
Evet, Osmanlı padişahı, an’anevî halife sıfatını taşır. Ama halife aynı zamanda ve esas itibariyle hükümet reisi demektir. Hilâfet, Selâtîn-i Osmaniyye’ye [Osmanlı sultanlarına] mahsus ve münhasır değil idi. Hindistan padişahı da hilâfet-i asr ile yâd edilirdi. Demek oluyor ki İslâm hükümetlerinin padişahları kendi zaman ve mekânlarında halife idiler. İki halifenin bulunmasının câiz olmaması, bir hükümete mahsustur. Yani aynı ülkede iki halife olmaz. Ama iki ayrı ülkede iki hükümdar olsa, ikisi de şer’î hükümlere göre halife sayılır. O zaman Osmanlılarla Gürgâniyye devletinin birbiriyle münasebeti yok gibidir. İki ayrı dünya kabul edilir.


17 Ekim 2021 Pazar
Alakalı Başlıklar