Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

Burada bir yanlış anlama olduğu anlaşılıyor. Her ibadetin bir ilk, bir de son vakti bulunmaktadır. Zengine kurban üçüncü günün sonunda kurban alıp kesecek kadar bir vakitte vâcib olur. Üçüncü günü bu vakitten evvel sefere çıksa veya fakir olsa, kurban vâcib olmaz. Nitekim İbni Abidin der ki: Kurbanın kesiminin vakti, şehir dışında ise birinci gün şafağın doğumundan, şehirde ise bayram namazı kılındıktan sonradır. Sonu da üçüncü günün güneşin batımından hemen öncesidir… Kurban kesim günlerinden son gün bir çocuk doğmuş olsa, onun üzerine kurban kesmek vacibtir. Eğer kurbanın son gününde, kurban kesmeden ölürse, onun üzerine kurban vacib değildir. (Kurban bahsi). Görülüyor ki üçüncü günü doğan bir çocuğa zengin ise kurban kesmek vâcib oluyor; ölen kimseye de vâcib olmuyor. Halbuki bunlar üçüncü güneş doğduktan sonra doğmuş veya ölmüştür. Kurbanın vâcib olmasının son vakti üçüncü gün güneş doğduktan sonra olsaydı, doğan çocuğa vâcib olmaz, ölene vâcib olurdu.



9 Kasım 2010 Salı
Alakalı Başlıklar