Protestan ülkeler Katoliklerden daha zengin olduğuna göre, bu İslamiyette de reform yapılması lazım olduğuna bir delildir (diyorlar). Buna ne dersiniz?
Bu iddia kulağa basit ve ikna edici geliyor ama aslında birkaç farklı şeyi birbirine karıştırıyor. “Protestan ülkeler daha zengin, demek ki dinî reform zenginlik getirir, o halde İslam’da da reform şarttır" şeklindeki bir iddia zinciri hem tarihî hem de sosyolojik cihetten fazla basite irca (indirgemeci) olur. Evvela önce şu noktayı netleştirmek lazımdır. Protestan ülkelerin bugün ortalama olarak daha zengin olması, tek başına dinle izah edilemez. Mesela Mex Weber, The Protestant Ethic and the Spirit of Capitalism isimli eserinde, Protestanlığın bazı ahlaki değerlerinin (çalışkanlık, tasarruf, disiplin gibi) kapitalizmin inkişafını desteklediğini öne sürer. Ama bu bir tek sebep teorisi değildir; Weber bile bunun tarihî şartlarla beraber düşünülmesi icap ettiğini söyler. Hakikatte zenginlik farklarını tayin eden çok sayıda faktör var: Sanayi inkılabı, sömürgecilik mazisi, müesseselerin gücü (mesela hukuk sistemi, mülkiyet hakları gibi), maarif seviyesi, coğrafya ve tabii kaynaklar, siyasi istikrar nazara alınmalıdır. Kaldı ki Katolik olup bugün zengin olan ülkeler de var: Fransa, İtalya, İrlanda gibi. Öte yandan Protestan olup ekonomik olarak çok güçlü olmayan ülkeler de bulunur. Yani korelasyon var gibi görünse bile bu, doğrudan illiyet manasına gelmez.
İslam dünyası için de vaziyet benzer şekildedir. Mesela Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Malezya gibi Müslüman ekseriye sahip ama çok yüksek gelirli ülkeler var. Öte yandan ekonomik olarak zor vaziyette Müslüman ülkeler de var. Bu farkları sadece dinde reformun varlığı yahut yokluğu ile izah gerçekçi değildir.
Asıl mesele reform mu? Bu daha ince bir mevzudur. Avrupa’da yaşanan Protestan reformasyonu sadece dini bir değişim değildi; aynı zamanda, kilise otoritesinin zayıflaması, ferdî okuryazarlığın artması, devlet ve ekonomi bünyesinin dönüşmesi gibi geniş çaplı değişimlerle birlikte geldi. Yani reform, zenginlik demek değildir. Geniş enstitüsyonel ve sosyal dönüşümler, uzun vadeli kalkınmayı doğurmuştur, demek daha doğrudur.
İslam dünyasında reform münakaşası zaten asırlardır var, fakat bu münakaşa Avrupa’dakiyle birebir aynı konseptte değil. Çünkü tarihî safhalar, siyasi bünye ve harici tesirler farklıdır. Netice itibariyle Protestanlık ile zenginlik arasında basit bir sebep-netice irtibatı kurmak hatalıdır. Ekonomik gelişme çok faktörlü bir safahattır. “İslam’da reform yapılmalı çünkü Protestanlar zengin” argümanı, sathî bir genellemeden ibarettir.