Sual:
Roma imparatoru Caligula hakkında anlatılan zalimlik, sapıklık ve psikopatlık hikayelerinin aslı var mıdır?Cevap:
Bunların mühim bir kısmı hakikat dışı, mübalağalı veya devrin siyasi propagandasıdır. Modern tarihçiler, Caligula’nın gerçekten acımasız ve kibirli bir hükümdar olduğunu kabul etmekle birlikte, onun akıl hastası bir canavar olarak çizilen portresinin arkasında ciddi bir karalama kampanyası yattığını söyler. Caligula hakkında bilinen neredeyse her şey (kız kardeşleriyle ensest münasebeti, insanları ortadan ikiye böldürmesi, keyfi işkenceleri), o öldükten onlarca yıl sonra yaşayan Suetonius ve Cassius Dio gibi tarihçiler tarafından yazılmıştır. Bu tarihçiler, Caligula'nın can düşmanı olan Roma senatosunu destekleyen elit sınıftandı. Roma’da bir imparator suikastla devrildiğinde (Caligula da muhafızları tarafından öldürülmüştür), katilleri haklı çıkarmak için ölen imparatorun adını lekeleme âdeti (damnatio memoriae) vardı.Tarihte Caligula’nın deliliğine delil olarak gösterilen en popüler hadiseler, aslında göründüğünden çok farklıdır: Caligula’nın çok sevdiği atı Incitatus’u Roma’nın en yüksek siyasi makamına getirmeye çalıştığı söylenir. Ancak modern analizler, bunun bir delilik değil, Senato’yu aşağılamak için yapılmış sert bir hiciv (şaka) olduğunu gösterir. Caligula senatörlere temelde şunu demek istemiştir: “Devleti o kadar kötü idare ediyorsunuz ki, benim atım bile bu işi sizden daha iyi yapar.” Askerlerine denize saldırmalarını ve ganimet olarak deniz kabuğu toplamalarını emrettiği anlatılır. Tarihçiler bunun ya ordunun çıkardığı bir isyana karşı cezalandırma usulü (askerleri küçük düşürmek için) ya da lojistik bir muvaffakiyetsizliği örtbas etme çabası olduğunu düşünmektedir. Yaşarken kendisini bir tanrı gibi göstermek istemesi, Roma ananelerine aykırı ve delice gelse de, aslında antik çağda emsaline mesela Mısır’da rastlanan otoriter hükümdarlık modelini Roma’ya getirme çabasından ibarettir. Caligula, MS 37 yılında tahta çıktığında halk tarafından çok sevilen, sürgünleri geri getiren ve vergileri azaltan ümit dolu genç bir liderdi. Ancak tahta çıktıktan yaklaşık 7 ay sonra ölümcül bir hastalık geçirdi. Bunun bir zehirlenme teşebbüsü olduğu da iddia edilir. Hastalığı atlattıktan sonra hem fizikî hem de zihnî olarak ciddi bir paranoya safhasına girdi. Çocukluğunda ailesinin (annesi ve kardeşlerinin) siyasi cinayetlere kurban gitmesine şahit olan genç bir adamın, mutlak gücü eline aldığında etrafındaki herkese düşman kesilmesi ve acımasızlaşması tıp tarihçileri tarafından psikopatlıktan ziyade ağır bir travma ve paranoya olarak tefsir edilir. Caligula kusursuz veya masum bir lider değildi. Egoist, kibirli, otoriter ve acımasız bir otokrattı. Ancak popüler kültürde anlatılan kız kardeşleriyle yatan, zevk için bebekleri öldüren akıl hastası sapık imajı, büyük ölçüde onu öldürenlerin ve ondan nefret eden senatörlerin uydurduğu antik bir karalama kampanyasının mahsulüdür. Bu, tarihte pek çok şahsiyet için yapılmıştır ve yapılmaktadır.