Ekrem Buğra Ekinci, 1987’de Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık stajı yaptı.

Ankara’da başladığı kariyerini İstanbul’da sürdürdü.
Doktorasını 1996’da İstanbul Hukuk Fakültesi’nde tamamladı.

Türkiye ve Daily Sabah gazetelerinde yazmaktadır.
Devam
 
Yazışmalar


Siz de Sual Gönderebilirsiniz...
Sual:
İlahiyat Fakültesi’nde talebeyim. Aliyyü’l-Kari’nin Fıkh-ı Ekber şerhini okurken burada Şeyh Abdülkadir Geylanî’nin kurtulamayan fırkalar arasında Hanefîleri de saydığı yazıyor. Bu ibare beni şaşırttı. Ne demek istendiğini anlayamadım.

Cevap;
Bahsettiğiniz ibare kitabın 132. Sahifesinde geçiyor. Şeyh Abdülkadir, burada Kaderiye taifesinden bahsediyor. Kaderiye, Mutezile’nin bir başka adıdır. 72 bid’at fırkasından birisidir. Kaderi inkâr ettikleri için bu isimle anılmışlardır. Mutezile mezhebinin o asırdaki mensupları, fıkıh olarak Hanefî mezhebine bağlıydı. Nitekim Zemahşerî, Zâhidî gibi Mutezile âlimleri, fıkıhta Hanefî mezhebini taklid ederdi. Şeyh’in bahsettiği bütün Hanefîler değil, Mutezile itikadındaki Hanefîlerdir. Hatta kitabı hazırlayan, meselenin aslından haberdar olmadığı için, işgüzarlık edip bir de dipnot koymuş. Şeyh Abdülkadir’in Ganiyye kitabının Günyetü't-Tâlibîn adıyla Türkçeye tercemesinde buranın tercüme edilmeyip atlandığını, bunun ilim ve tercümede sadakat anlayışına uymadığını söylemiş.

05 Nisan 2011 Salı

    Geri Dön