Fıkıh kitaplarında özürleri birbirine benzeyenler birbirlerine ve bir özürlü olan iki özürlü olana imam olabilir dedikten sonra, her hangi bir sebeple başka mezhebi taklid eden Hanefiler özürlü sayılmaz deniyor. Şu halde, başka mezhebi taklid eden bir kimsenin imam olması câiz midir?
Özürlü diye, idrar, gaita, yel veya kan gibi abdesti bozan bir şey elinde olmayarak devamlı akan kimseye denir. Kendi mezhebine uymakta meşakkat bulunan bir meselede başka mezhebi taklid eden (meselâ eli kanayıp abdest alma imkânı bulamadığı için Mâlikî veya Şâfiî mezhebini taklid eden) Hanefî, özürlü gibi değildir. Binaenaleyh böyle taklid etmeyen bir Hanefî’ye imam olabilir. Ama bu kişi fıkhî mânâda özürlü ise (mesela idrar kaçırıyorsa), özürlü olmayana imam olamaz. İdrar vs kaçırıp, bu özrü bir namaz vakti devamlı gelmediği için Hanefî mezhebine göre özürlü olamayan bir kimse, bu meşakkatten kurtulmak için, bir kavlinde abdesti bozan şeyin bir defa bile gelmesini özür sayan Mâlikî mezhebini taklit etse, bu kişinin özrü bulunmayan Hanefî’ye imam olmaması esastır. Çünki farklı mezhepte olmak veya imamın namazının taklit ettiği mezhebe göre sahih olması, arkasındakilerin namazına tesir etmez, yani sahihtir. Ama özürlünün özürsüze imam olması Hanefî’de câiz olmadığından, bu kişi de mezhebinden çıkmadığı için, özürlü olmayan Hanefî’ye imam olmamalıdır.
20 Mayıs 2012 Pazar