Gelişmiş Arama İçin Tıklayınız!

Cevap: 

1921-1922 Türk-Yunan harbinde Yunan askerî tarihçiliğinde kullanılan resmî rakamlara göre, harbde 19.362 kişi öldü. 4.878 kişi de muharebe dışı sebeplerle (hastalık, kaza gibi) öldü. Mecmuu 24.240 oluyor. 48.880 yaralı ve 10 bin civarında esir vardır. Ayrıca 18095 kayıptan bahsedilir ki, bunların tamamının öldüğü kati değildir. Bir kısmı esir düşmüş, bir kısmı firar etmiş veya başka şekilde hayatta kalmış olabilir. Nitekim 1923’teki esir mübadelesinde bazı Yunan askerleri geri döndü; geri dönmeyenlerin ehemmiyetli kısmının esarette öldüğü tahmin ediliyor.

Çanakkale’de İngiliz ve müttefiklerinin şatafatlı askeri mezarlıkları arzı endam ederken, Türk-Yunan Harbi sırasında Anadolu’da ölen Yunan askerleri için Türkiye’de büyük ve görünür Yunan askeri mezarlıklarına rastlanmaz.

Bunun birkaç tarihî sebebi vardır:

1.Bir kere harb alanında kalan cesetlerin mühim bir kısmı, toplu mezarlara yahut mahalli mezarlıklara gömüldü. Geri çekilme sırasında muntazam bir mezar sistemi meydana getirmek çoğu yerde mümkün değildi.

2.Yunan ordusu 1922’de Anadolu’dan çekildi. Bu sebeple harbde ölen askerlerin tamamının mezarlarının tek tek muhafazası veya sonradan Yunanistan tarafından toplanması tahakkuk etmedi.

3.Lozan sonrasında nüfus mübadelesi ve siyasi şartlar, Anadolu’daki Yunan askerlerinin mezarlarının tanzimini oldukça karmaşık hale getirdi.

4.Mezarların ehemmiyetli bir kısmının yeri zamanla kayboldu. Bilhassa şehirlerden uzak savaş meydanlarında mezarların tespit edilmesi ve muhafazası zor oldu.

5.Buna mukabil Türkiye ile Yunanistan arasında şehitlikler ve askeri mezarlarının muhafazası hususunda tanzim ve anlaşma yapılmadı.

6. Yunan askeri, Türk milliyetçi hafızasında çoğu zaman İngiliz ve Fransız askerleri gibi “uzaktan gelen bir ordunun harbde ölen askeri” değil, Ankara’ya kadar gelen işgal ordusunun askeri olarak görülmüştür.

Bu askerlerin mezarları eski muharebe meydanlarının yakınlarında, İzmir, Aydın, Manisa, Uşak, Kütahya, Eskişehir, Afyonkarahisar, Bilecik ve Bursa çevresindeki çatışma bölgelerindedir. Kütahya–Eskişehir ve Sakarya hattında 1921 muharebelerinde çok sayıda Yunan askeri öldü. Bir kısmının harb meydanında veya yakınındaki köylerde gömülmüş olması muhtemeldir. Afyon–Dumlupınar çevresinde 1922 Büyük Taarruz ve takip harekâtında Yunan ordusunun ağır kayıpları oldu. Bilhassa Afyonkarahisar, Kütahya, Dumlupınar ve Uşak çevresinde dağınık mezarlar veya toplu definler bulunmuş olabilir. Geri çekilme güzergâhlarında, İzmir'e doğru çekilen birliklerin bıraktığı yaralı ve ölülerin bazıları, geçtikleri yerlerin yakınlarına gömülmüş olabilir.

Bazı ölülerin harb şartlarında mevcut mahalli mezarlıklara gömülmüş olması da mümkündür; bu halde bugün hangi mezarın Yunan askerine ait olduğunu belirlemek son derece zordur. Rum mezarlıklarının tamamı mübadeleden sonra kaldırılmıştır. Yaralanıp daha sonra ölen askerler doğrudan savaş meydanından ziyade tedavi gördükleri yerlerin yahut esir kamplarının çevresine ve yakınlarına defnedilmiş olabilir. Mesela seneler evvel Ankara’da Haymana’da bir mevkiyi oralıların Yunan askerlerinin gömüldüğü yer olarak gösterdiklerini hatırlıyorum. Burası Yunan arşivindeki Yunan askeri mezarlarının resminin çekildiği Kale-Groto (Καλέ Γκρότο - Güzelyaka) yerdir.

Lozan Antlaşması'nın 124. maddesi, 29 Ekim 1914'ten sonra harbde ölen askerlerin mezarlarının korunmasını ve tarafların mezarları tespit edip kaydetmek için komisyonlara kolaylık temin edilmesini getiriyordu. Ayrıca taraflar, naaşların kendi ülkelerine nakledilmesi taleplerine de kolaylık göstermeyi kabul etmişti. Daha da mühimi 125. madde, hüviyeti tayin edilmeden gömülenlerin mezarlarının sayısı ve mevkii hakkında bilgi verilmesini şart koşuyordu. Lozan'ın 128–136. maddeleri, Türkiye'deki İngiliz, Fransız ve İtalyan askeri mezarlıkları için çok daha müşahhas bir sistem kurdu. Bu devletlere mezarlıkların bulunduğu arazinin devamlı kullanım hakkı, mezarlıkların bir araya getirilmesi, komisyonlar kurulması, vazifeliler bulundurulması ve icabında naaşların taşınması gibi haklar verildi. Yunanistan ise bu hususi 128–136 tanziminde İngiltere, Fransa ve İtalya ile aynı statüde değildi. 127. madde hususi tanzimi İngiliz-Fransız-İtalyan hükümetleri ile Türkiye ve Yunanistan arasında kuruyor; devamındaki hükümler ise esas olarak Batılı İtilaf devletlerinin Türkiye’deki mezarlarını tanzim ediyordu.

Yani Lozan, Yunan askerlerinin mezarlarını Türkiye'de mutlaka büyük bir Yunan askeri mezarlığında toplayın, demiyor; daha umumi manada, mezarları muhafaza edin, tespit edin, kaydedin; taraflar lazım gelen kolaylıkları temin etsin ve naaşların nakline izin verilsin, diyordu. 1930’lardaki Türk-Yunan dostluğu devresinde, Yunanistan Anadolu'daki askerlerinin mezarları için bir talepte bulunmadı.

Yunan kaynaklarına bakınca tablo biraz değişiyor. Yunan tarafında mesele daha ziyade, harb sırasında meydana getirilmiş mezarların sonradan kaybolduğu, terk edildiği veya Türkiye’de ayrı bir Yunan askeri mezarlığı sistemi kurulmadığı kabul ediliyor. Yunanistan’ın devlet arşivlerinde 1920’ler başında Anadolu'daki Yunan askerlerinin mezarlıklarına dair kayıtlar bulunuyor. Yunanistan'daki ERT arşivinde örneğin IX. Tümen'e ait bir Yunan askerleri mezarlığı fotoğrafı mevcuttur. Mezar taşlarında askerlerin isimleri okunabiliyor. Yani harb sırasında Yunan ordusunun kendi mezarlıklarını meydana getirdiği katidir.

Harbden sonra Anadolu’daki Rum nüfusun çoğu, Lozan’dan sonra da tamamı ülkeden sürüldü. Yunan kaynaklarında, Türkiye’nin Rum mezarlıklarının yanı sıra, Yunan askerlerinin mezarlarını sistematik biçimde yok edildiği geçer. Buna göre, harbin sona ermesi, ordunun geri çekilmesi, nüfus mübadelesi ve iki ülke arasındaki uzun müddetli kopuş sebebiyle mezarların akıbeti meçhul hale gelmiştir. Mamafih Yunan hükümetinin sonradan Anadolu’daki asker mezarlarının yerlerini sorduğu ve Ankara’nın şu cevabı verdiğine dair bir malumat mevcut değildir. Ailelerin kendi hükümetlerine yaptığı müracaatlar ise, Yunan siyasi rejimindeki istikrarsızlık sebebiyle bir netice doğurmamıştır. Türkiye’de düşman askeri deyip haşin bir muameleyle mezarlarının dümdüz edilmesi bir yana, öte taraftan genç nüfusunu aptal bir maceraya sürükleyip Anadolu steplerinde gömen Yunan hükümetinin alakasızlığı ibretliktir.


31 Ağustos 2026 Pazartesi
Alakalı Başlıklar