Emekli maaşı ve ikramiyesinde mirasçıların hakkı var mıdır?
Cevap:
Prime dayalı sosyal sigorta şeriata uygun bir sistem değildir. Ancak halihazırda devlet rızaya bakmadan prim kesmekte, kanuni müddet dolunca veya belli hallerde isteğe bağlı olarak kişi emekli olunca kendisine muayyen bir ikramiye verip maaş bağlamaktadır. Bu kişi ölünce bu maaş eş ve evlenmemiş kız gibi yakınlarına kalmaktadır. Bazı kişiler hiç ikramiye ve maaş almadan ölmekte ve hatta kimsesi de kalmamakta; öte taraftan bazı kişiler erkenden emekli olup uzun yaşamakta ve geride uzun yaşayan yakınlar bırakmaktadır. İlk halde primler devlete kalmakta, ikinci halde devlet senelerce süren bir mükellefiyet altına girmektedir. Sigortanın mantığı budur. İslamiyette herkes çalışabildiği kadar çalışır, çalışamayacak hale gelince, yakınları kendisine bakar, kimsesi ve malı yoksa devlet buna bakar. Evlenmemiş kadınlar da böyledir. Halihazırda memurların emekli olup devletten emekli maaşı ve ikramiyesi alması caizdir. Bir kişi öldüğü zaman yakınlarına devlet tarafından bağlanan maaş mirasa girmez, o şahsa devlet tarafından yapılan bir ödemedir. Ancak bir kimse emekli olmadan ölse ve yakınlarına ikramiye ve maaş bağlansa, bu ikramiye ve maaşın içinde, ölen kimsenin vaktiyle ödediği veya maaşından kesilen primler bulunduğu için, ikramiye ve maaşın bu primler kadar olan kısmı miras sayılır. Diğer vârislerin bunda alacağı vardır. İşçi sigortalarında ve emanetçide toplanan ve maaşlardan kesilen malların, paraların lukata hükmünde olduklarını, Seyyid Abdülhakim Arvasi beyan buyurmuştur. Lukata, sahibi bilinmeyen mal demektir. Bunlar sahiplerine geri verilir. Sahipleri bulunmazsa, fakirlere verilir. Bu ikramiye ve maaş içindeki primlerin aktüel kıymeti, altın üzerinden değil, devletin primlerde tatbik etmiş olduğu artış nispetine göre hesaplanır ve güncellenir.