Padişah Kim Olacak?

1808’de hânedanın yaşayan tek şehzâdesi Mahmud’u öldürmeye gelenler, “Gerekirse Esma Sultan’ı padişah yaparız” demişlerdi. Halbuki kadının padişahlığı mümkün değildi. Böyle söylemeleri, Osmanlılardan başkasının tahta hak sahibi görülmediğini gösterir.
30 Kasım 2015 Pazartesi

TÜRKLERLE ARAPLAR’IN HİKÂYESİ

Müslüman halklardan birbiriyle en çok iç içe girmiş olanı Türklerle Araplardır. Bugün Arapların çoğu, İslâm dünyasındaki ezilmiş, sinmiş hâlin, Türkiye sayesinde yok olacağına; tabiri caizse ‘yiğidin düştüğü yerden kalkacağına’ inanmaktadır.
23 Kasım 2015 Pazartesi

YAKIN TARİHİN ACI BİR SAYFASI: 150’LİKLER

Lozan’da umumi affı kabul eden Cumhuriyet hükümeti, Anadolu hareketine katılmayan 150 kişiyi bundan istisna ederek sürgüne gönderdi. Bu isimlerin tespitinden itibaren nice trajikomik hâdiseler yaşandı.
16 Kasım 2015 Pazartesi

SAATLERİN DANSI

Eskiler hayatı kare kare yaşar; saatin esiri olmazdı. Şimdi ‘hayat-mesai-zaman’ sistemi ile ömürler sanki kemiriliyor.
9 Kasım 2015 Pazartesi

SİCİLYA’DA MÜSLÜMAN İZLERİ

Akdeniz’in ortasındaki bu büyük ada, İtalya çizmesinin adeta vuracağı bir top gibidir. Herkesin Mafya hikâyeleri ile tanıdığı Sicilya, ticaret yollarının kavşağında ve bereketli topraklara sahip oluşu sebebiyle ehemmiyetlidir. Antik çağın ilk esaslı devletlerinden biri burada kurulmuştur.
2 Kasım 2015 Pazartesi

TÜRKİYE’DE SEÇİMLERİN HİKÂYESİ

Türkiye’de demokrasi ve seçim geleneği zannedildiğinden de eskidir. Osmanlı Devleti’nde ilk seçimler, 1840’ta mahallî meclis azaları için yapıldı.
26 Ekim 2015 Pazartesi

OSMANLILAR DEVRİNDE BİR HALK KLÜBÜ: KAHVEHANELER

Vaktiyle yediden yetmişe herkesin istirahat maksadıyla toplandığı kahvehaneler, hem halka sosyalleşme imkânı sunan birer klüp, hem de kültürü arttırmaya yarayan meclislerdi.
19 Ekim 2015 Pazartesi

PEYNİRİN SALTANATI

Geçenlerde gazeteler yazdı, artık peynirler açıkta değil, ambalaj içinde satılacakmış. Hatta bazısı peynir bile değilmiş, sahte imiş. Ne diyelim, hayırlısı... İşte Türkiye'de hüküm süren peynir saltanatı...
12 Ekim 2015 Pazartesi

ŞEYH ŞÂMİL’İN SÖNMEYEN HATIRASI

Rus istilasına karşı vatanlarını korumak adına bir asır mücadele eden Dağıstan ve Kafkasya’nın şanlı kahramanı Şeyh Şâmil öldükten sonra bile hatırası, bilhassa Rus esaretinde yaşayan Müslüman halkların kalbinde yaşamaya devam etti.
5 Ekim 2015 Pazartesi

RUSLARIN KORKULU RÜYASI ŞEYH ŞÂMİL

İki metreyi aşan boyu, atletik yapısı, metâneti, ilmî kudreti, hitâbeti ve sarsılmaz inancıyla tanındı. Şeyh Şâmil’in teşkilâtlandırdığı mücâhidler, Rus birliklerinin korkulu rüyâsı oldu. Kafkasya’daki şanlı direniş bütün dünyada duyuldu.
28 Eylül 2015 Pazartesi

ŞEMDİNLİ’NİN ÖTEKİ YÜZÜ

Şemdinli denince akla şimdi terör geliyor. Yakın zamana kadar balı ve kendine has hoş kokulu tütünü ile tanınırdı. Ama Şemdinli’nin esas ehemmiyeti, tesirleri bütün Anadolu’ya kadar uzanan büyük bir ilim ve tasavvuf merkezi oluşuydu.
21 Eylül 2015 Pazartesi

‘VÂLİDE-İ ŞEHİDE’ MAHPEYKER KÖSEM SULTAN

Mahpeyker Kösem Sultan, en az Hürrem Sultan kadar Türk tarihinin meşhur hanımlarındandır. Hakkındaki imaj da çok çeşitlidir. Devlet işlerine karışan bir entrikacı mı, yoksa büyük bâdireler sırasında millete hizmet etmiş bir imparatoriçe mi?
14 Eylül 2015 Pazartesi

HAMUR İŞLERİNDEN UZAK DURMAK NE MÜMKÜN?

Doktorlar “Üç beyazdan uzak durun” dese de, hamur işlerinin hatırını sormamak Türk terbiyesine yakışmaz.
24 Ağustos 2015 Pazartesi

SAHTE OSMANLILAR

Osmanlıların, İslâm tarihindeki parlak rolünü ve itibarını gören bazıları, kendilerini hânedana nisbet iddiasında bulunmuşlardır. Bu sahte iddiaları ile çok safdilleri de kandırmaya muvaffak olmuşlardır. Böylesine, Romanov, Habsburg gibi Avrupa hânedanlarında da rastlanır.
17 Ağustos 2015 Pazartesi

“ZEYTİNE AND OLSUN Kİ...”

Zeytin, Mukaddes Kitaplarda ismi övgüyle geçen bir yiyecek. Kur’an-ı kerim’de en çok ismi geçen meyvelerden biri. Hatta zeytine yemin edilerek başlayan bir sure bile var.
10 Ağustos 2015 Pazartesi

İSTANBUL’UN KAPILARI

Eskiden şehir denince, surlar; sur denince de çeşitli isim ve biçimlerde kapılar akla gelirdi. Böylece şehri düşmana karşı korumak kolaylaşırdı. Şehre girip çıkan da bu kapılar vasıtasıyla kontrol edilirdi. Sabah, güneşle açılır, akşam güneş batınca kapanırdı.
3 Ağustos 2015 Pazartesi

‘BEDELİ ÇANAKKALE’DE ÖDENECEKTİR!’ - Tarihe geçen şanlı bir kalpazanlık hikâyesi

Çanakkale’deki birliğinin ihtiyacı olan kamyon lastiklerini karaborsadan bulan, ama parası olmayan yedek subay Mehmed Muzaffer Bey, akla gelmeyecek bir plan düşünür.
27 Temmuz 2015 Pazartesi

ŞEYH SAİD: ÂSÎ Mİ? KAHRAMAN MI?

Resmî beyana göre İngiliz ajanı gerici ve bölücü bir hâin, Kürtlerin çoğuna göre idealleri için canını feda etmiş bir kahraman, hatta bir evliya.... Yakın tarihin bu münakaşalı şahsiyetinin idamı üzerinden 90 sene geçti. Ama mezarı bile belli değildir.
20 Temmuz 2015 Pazartesi

ŞEYH SAİD HÂDİSESİ: ANADOLU’DA İÇ SAVAŞ

Şeyh Said hâdisesi, basit bir zabıta vak’ası ile başlayan, yani uzun uzadıya planlanmış olmayan dinî bir isyandır. Fakat uzun zaman Kürtçü bir ayaklanma olarak lanse edilmiştir.
13 Temmuz 2015 Pazartesi

PEYGAMBER DEVRİNDEN RAMAZAN HATIRALARI

Ramazan, oruç ayı olduğu kadar, yemek ayı da. Ay boyunca her gün ne pişirmeli, ne yemeli, ne yememeli, konuşuluyor. Acaba Hazret-i Peygamber devrinde oruç nasıl tutulurdu, neler yenirdi?
6 Temmuz 2015 Pazartesi

DEMİREL’İN MEŞHUR ŞAPKASI... - İNSANIN BAŞINDAKİ, KİMLİĞİNİ ELE VERİYOR!

Serpuş, her devirde ve cemiyette, giyenlerin mensup olduğu sınıfı ve zihniyeti temsil etmiştir. İnsanlar, başına giydikleri ile birbirinden ayırt edilmiştir.
29 Haziran 2015 Pazartesi

BİR RAMAZAN AYININ HATIRLATTIKLARI...

Müslümanların oruç ayı Ramazan’ın diğer aylara benzemeyen bir havası vardır. Bu havayı veren, iftar sofraları, coşkulu terâvih namazları ve câmileri hınca hınç dolduran halktır.
22 Haziran 2015 Pazartesi

PADİŞAH YEĞENLERİ

Osmanlı hânedanı denince akla hep padişahların oğulları ve kızları gelir. Padişah kızlarının evliliklerinden de soy yürümüş; bunlardan bazısı günümüze kadar gelmiştir.
15 Haziran 2015 Pazartesi

TARİHTE İKTİDARLAR VE YAKIN ÇEVRE

Tarihî şahsiyetlerin etrafında, gözden ırak kimselerin kurduğu aşılması güç bir çember vardır. Bu yakın çevre, hâdiselerin arkasındaki hakiki aktördür.
8 Haziran 2015 Pazartesi

AYASOFYA EFSANELERİ

Ayasofya hakkında Bizans devrinden beri pek çok efsane anlatılmış; Türkler, onda ayrı bir kudsiyet görmüştür. Bu bakımdan Ayasofya’yı Osmanlı eseri saymak daha doğrudur.
1 Haziran 2015 Pazartesi

MAĞRİB’DEN ATLAS DAĞLARINA: BİR FAS HATIRASI

Bir yanda dünyanın en eski üniversitesi, öte yanda sokakları ve evleri mavi boyalı kasabaları; bir yanda karlı Atlas dağları, öte yanda bedevilerin yurdu sahra... İşte bir Fas seyahatinden intibalar...
25 Mayıs 2015 Pazartesi

TÜRKLER, KENDİNE SIĞINANI GERİ VERMEZ!

Osmanlı vatanı, vaktiyle inançları, ırkları, gelenekleri sebebiyle baskıya uğrayanların sığınağı idi.
18 Mayıs 2015 Pazartesi

VAKTİYLE DÜNYA BU ODADAN İDARE OLUNURDU!

Topkapı Sarayı avlusundaki Kubbealtı’nda toplanan Divan-ı Hümayun, bir zamanlar üç kıtaya kol salan Osmanlı Devleti’nin idaresinin kalbi idi.
11 Mayıs 2015 Pazartesi

BİR BARDAK ÇAYDA KOPAN FIRTINA

Zaman, nice sofra geleneğimizi alt etti. Bir tek çay direniyor. Hem de gücünden bir şey kaybetmeksizin. Kültürümüze geç girdiği için olsa gerek.
4 Mayıs 2015 Pazartesi

MÜSLÜMANLAR İLİMDE NEDEN GERİ KALDI?

XV. asra kadar İslâm dünyasının, ilmin çeşitli dallarına katkısı dikkat çekicidir. Cebir, kimya gibi tabirlerden de anlaşılıyor. Sadece ilim değil, sanat, ticaret, siyaset gibi sahalarda da bu katkı inkâr edilemez seviyededir. Ne oldu da, İslâm dünyası ilmi üstünlüğünü Avrupa lehine kaybetti? Bu düşüşün sebepleri nelerdir?
27 Nisan 2015 Pazartesi